JAGUAR XF AWD 3.0

İngiliz Kedisi ile Cleveland, Ohio

Daha önce (İngilizce yazı) sürüş izlenimlerimi paylaştığım amiral gemisi XJ’den sonra bu kez de Jaguar’ın üst orta sınıf modeli olan XF ile yollara düştüm.

Vahşi kedi artık Stuttgart, Münih ve Ingolstadt'lı rakipleri için bir endişe kaynağı

Vahşi kedi artık Stuttgart, Münih ve Ingolstadt’lı rakipleri için bir endişe kaynağı

Alt sıralardan zirveye doğru

Satış verileri ve kalite istatistikleri, önümüzdeki yıllarda tüm pazarlarda daha fazla “kedi” göreceğimizi işaret ediyor. Otomobil endüstrisi için önemli bir kalite barometresi olan JD Power and Associates’in 2014 kalite araştırmasında (Initial Quality Study; yeni araçlarda ilk 90 gündeki problem sayısına göre yapılan bir ölçüm) Jaguar, en az sorun çıkaran markalar listesinde Porsche’den sonra ve Lexus’un önünde ikinci sırayı aldı. Bu köklü İngiliz markası bir kaç yıl önce 20. sıradaydı. Kuzey Amerika pazarına baktığımızda, Jaguar’ın yükselişinden en çok endişe duyması gereken markaların Mercedes, BMW, Audi, Lexus, Acura, Infiniti ve Cadillac olacağını tahmin edebiliriz. Üstelik,bir kaç hafta önce İngiltere’de tanıtımı yapılan ve bir buçuk yıl sonra olsa da Kuzey Amerika’da satışa sunulacak olan “kompakt kedi” XE’yi de işin içine katarsak, JLR (Jaguar Land Rover) Grubu’nun 2020’de toplam 750bin adetlik satış adedine ulaşma konusunda çok ciddi olduğunu görebiliriz.

Başarılı bir tasarımın temel koşullarından biri, orantıların doğru olması. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Başarılı bir tasarımın temel koşullarından biri, orantıların doğru olması. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Araçların görünülürlüğünü arttırmak isteyen Jaguar Land Rover Grubu, geçen yıl Amerikan ICM Partners ile yaptığı anlaşma ile medyada, TV şovlarında ve Hollywood’da Jaguar ve Land Rover’ların daha fazla ortalıkta olmasını” hedefliyor.

Ford’un ana hissedar olduğu dönemde, Mondeo platformu ve parçaları kullanılarak üretilen S Type, kalite sorunları nedeniyle Jaguar’ın imajını en çok sarsan modellerden biri olmuştu. Şimdiki patron Tata Grubu ile birlikte daha “kompakt” modellerle en üst sınıftan “aşağı doğru inerek” tüm segmentlere yayılmaya niyetli görünen Jaguar, XE’nin yanısıra, 2012’de makyaj geçiren XF modeliyle, Mercedes E Sınıfı, BMW 5 Serisi, Audi A6 ve Lexus GS’nin egemen olduğu pazarda kendine yer arıyor. Bu yerin ne olduğunu daha iyi anlayabilmek amacıyla XF’in 3.0 litre altı silindir ve kompresörlü motorlu versiyonunu bir hafta boyunca kullandım ve sınırı aşarak Ohio Eyaleti’ne, bir zamanların demir-çelik merkezlerinden Cleveland’a kadar uzandım.

Yollarda

Kızımla paylaşarak birlikte toplam 1416 kilometre katettiğimiz Jaguar’a veda etmek, yerini alan araç Range Rover Sport olsa bile, hiç de kolay olmadı. Altı silindirli ve çift kompresörlü 340 BG’lik motorun sağladığı müthiş tork ve akselerasyon, Kuzey Amerika’daki hız kısıtlamalarını daha da çekilmez hale getirdi. Mükemmel ses izolasyonuna sahip bu araçla giderken, sık sık hız göstergesine bakmak gerekiyor, çünkü 60-70 ile gittiğinizi sanırken aslında 65 millik (104 km/s) mütevazi hız limitini kolayca aşıyorsunuz. Ancak kısa deparlar atıp kadranda 170-180’i kısa süreliğine de olsa görerek biraz yaramazlık yapmadık değil. Gerekçemiz de, “toplu sollama yaparak”, daha yavaş gidebileceğimiz boşluklara (!) bir an önce ulaşmaktı. Sekiz vitesli ZF otomatik şanzıman, sürüşü çok keyifli hale getirirken motorla adeta dans ediyordu. Kısaca, bu safkan İngiliz otomobilinde de bir Alman imzası var. Dört çeker özelliğine sahip XF, normal yol koşullarında arkadan çekişli. Gerektiğinde gücün yüzde ellisini öne aktaran dört çeker sistemi otomatik olarak devreye giriyor.

Bu sıkıcı hızda ilerlerken ABD'nde radar detektörlerinin neden bu kadar yaygın olduğunu çok iyi anlıyordum

Bu sıkıcı hızda ilerlerken ABD’nde radar detektörlerinin neden bu kadar yaygın olduğunu çok iyi anlıyordum

Arabanın yarattığı sempatiden mi, yoksa ABD sınır görevlisinin bizi çok sevmesinden mi bilinmez, ama Fort Erie-Buffalo’dan Kanada-ABD sınır geçişimizi bir dakikadan daha kısa sürede tamamlayarak bir rekora da imza atmış olduk.

Tekrar parıldayan paslı şehir

 

Kuruluşu 1796’ya kadar uzanan Cleveland, Eire Gölü’nün kıyısında, su kanalları ve demiryollarına yakınlığı nedeniyle 19. yüzyıl ile 20 yüzyılın ilk yarısında, demir-çelik ve ağır sanayiin merkezlerinden biri haline geldi. Özellikle yirminci yüzyılın ilk yarısı, demir-çelik endüstrisi açısından parlak bir dönemdi. Kuzey Amerika’daki hızlı büyüme, henüz ufukta görünmeyen Japon ve Uzakdoğu rekabeti, Detroit’in otomobil sanayiinin dünyaya hükmettiği günler ve de iki dünya savaşının yaratttığı askeri- endüstriyel talep, sanayileşmiş Kuzey eyaletlerinde, demir çelik sektörünü yükseltmiş, bu yıllarda, Pittsburgh, Cleveland gibi şehirler demir-çeliğin dünya merkezi olmuştu. O günler artık geride kaldı. Batının, sanayi üstünlüğünü Uzakdoğu’ya kaptırdığı alanlardan biri de demir-çelik. Bugün “rust belt” (pas kuşağı) olarak anılan, ABD’nin orta kuzey eyaletlerindeki şehirlerin bazısı, çağa ayak uydurarak varlığını sürdürdü, kimisi de ekonomik çöküşün etkilerini bugün bile hissetmekte.

Demir-çelikle yoğrulmuş bir geçmişi hatırlatan dev bir duvar panosu

Demir-çelikle yoğrulmuş bir geçmişi hatırlatan dev bir duvar panosu

Frost & Sullivan’ın yaptığı araştırmaya göre otomobil üretiminde çeliğin payı, 2013-2015’te yüzde 71 iken bu oranın 2018-20 döneminde yüzde 65’e ineceği tahmin ediliyor. Buna karşılık aluminyumun payı yüzde 9’dan 11’e, plastiğin payı 8’den 9’a, diğer malzemelerin payı ise 12’den 15’e yükselecek.

Dörtyüzbinin altındaki nüfusu ile ABD’nin ancak 45. büyük şehri olan Cleveland, bugün en çok tıp turizmi ile tanınıyor. Bölgenin en büyük sağlık kuruluşu olan Cleveland Kliniği, yılda yaklaşık yüz ülkeden üç milyona yakın hastanın tedavi gördüğü dünyanın en ünlü kalp tedavi merkezi. Bölgedeki hastanelerin sayısı 35 ve bunların 13 tanesi dünya çapında bilinen kurumlar.

Cleveland’da, merhum Ahmet Ertegün’ün kurucusu ve sahibi olduğu Atlantic Records’un 30 yıl önce kurduğu, Rock and Roll Müzesi de bulunuyor.

Cleveland'daki Rock n Roll Müzesi, Atlantic Records'un kurucusu merhum Ahmet Ertegün'ün şehre bir armağanı

Cleveland’daki Rock n Roll Müzesi, Atlantic Records’un kurucusu merhum Ahmet Ertegün’ün şehre bir armağanı

 

Premium Outlets

Aurora Farms, ABDnin ucuz alışveriş vahalarından

Aurora Farms, ABDnin ucuz alışveriş vahalarından

Neyse ki bizim herhangi bir sağlık problemimiz olmadığından, bu kurumlar yerine ABD’nin alışveriş merkezi zincirlerinden Premium Outlets’in Aurora’daki “şubesini” ziyaret ettik. Aurora Farms, çoğu ünlü markalardan oluşan 70 kadar mağazasıyla, en azından tam bir gün ayırmanız gereken bir alışveriş vahası. Fiyatlar Kanada’ya göre, %15 ile 50 daha ucuz. Örneğin, çok kaliteli Clark ya da Bostonian marka erkek ayakkabısından üç çifti, 190 Amerikan dolarına almak mümkün.

 

Eski bir bira fabrikasının yerini alan tarihi Cleveland Chop, şehir merkezinde ve ziyaret edilmeye değer bir restoran

Eski bir bira fabrikasının yerini alan tarihi Cleveland Chop, şehir merkezinde ve ziyaret edilmeye değer bir restoran

 

Tarihi Warehouse bölgesinde yer alan Cleveland Chop, harika etlerinin yanısıra muhteşem bir creme brule sunuyor

Tarihi Warehouse bölgesinde yer alan Cleveland Chop, harika etlerinin yanısıra muhteşem bir creme brule sunuyor

 

Amerika’ya geçmişken ucuz fiyattan yararlanarak depomuzu da ağzına kadar doldurduk. Kanada’da, 91 oktan premium benzinin litresi 1,40 Kanada doları iken, ABD’de, aynı ürünün galon fiyatı 3,60 USD, yani litresi 1 Kanada doları. ABD’ye günlük geçen pek çok Kanadalının deposunu bu ülkede doldurmasına şaşmamak gerek.

Tüketim

Jaguar’ın ortalama benzin tüketimini, yaklaşık 600 kilometrelik Cleveland gezisinde ortalama 10 litre olarak hesapladık ki, bu değer, bu sınıfta dört çekerli bir araç için çok başarılı bir sonuç. Hem de aradaki hızlanmalara, yaramazlıklara rağmen. Gerçi, 75bin dolarlık bir otomobil satın aldıktan sonra benzin fiyatlarını muhtemelen dert etmeyeceksiniz. Ancak düşük tüketim aynı zamanda, sizi sıkacak benzin molalarını daha seyrek vermek anlamına da geliyor.

Hangi açıdan bakılırsa bakılsın, Ian Callum'un zarif tasarımı lüks bir markaya yakışır nitelikte

Hangi açıdan bakılırsa bakılsın, Ian Callum’un zarif tasarımı lüks bir markaya yakışır nitelikte

Fiyat ve özellikler

Jaguar XF 3.0 AWD’ın Kanada’daki başlangıç fiyatı 61bin Kanada doları. Test aracımızda yer alan; navigasyon, deri döşeme, 380 Wattlık Meridian marka ses sistemi, elektrikli açılır tavan ve direksiyondan kumandalı vites kolu gibi opsiyonlar ve teslimat ücreti ile birlikte toplam satış fiyatı 75bin dolara ulaşıyor. Kusursuz işçilikle birlikte deri koltuklar ve el dikişli deri ve gül ağacının bolca kullanıldığı ön konsol ve süet kaplı tavan, size lüks sınıfta olduğunuzu her an hissettiriyor.

Yazı: Varol Karslıoğlu

Fotoğraflar: Varol Karslıoğlu, Başak Karslıoğlu, Burak Karslıoğlu

Test aracı; Jaguar-Land Rover Kanada tarafından sağlanmıştır.

En güncel ve daha ayrıntılı bilgi için

www.jaguar.ca adresini ziyaret ediniz.

Tüm hakları saklıdır. Yazarın izni olmadan bu yazı kısmen ya da tamamen kopyalanamaz. Ancak yazıya link verilerek kullanılabilir.

AutoandRoad LOGO